وَاللَّهِ مَا حُـولْ عَنْ حُـبِّ أَحْمَـدْ
Vallahi, Ahmed'in sevgisinden vazgeçmem.
Tr
Tr
وَاللَّهِ مَا حُـولْ عَنْ حُـبِّ أَحْمَـدْ
لَوْ قَطَّعَتْنِـي سُيُوفُ الْمَنِيَّــةْ
Allah'a yemin ederim ki, Ahmed'in sevgisinden vazgeçmem,
Kaderin kılıçları beni kesip biçse bile.
تَحْتَ نِعَالِـكْ خَدِّي مِدَاسَــهْ
اِسْمَحْ بِذَلِكْ مَـا فِيهِ بَاسَ
Yanağım senin sandaletlerinin altındadır,
İzin ver, bunda bir zarar yoktur.
مَا فِـي بِجَمَالَكْ فِـي الْكَوْنِ نَاسَ
يَا أَبَا الزَّهْرَةْ الْبَتُولْ نَظْرَةْ إِلَيْنَـا
Evrenin hiçbir yerinde senin güzelliğine denk biri yok,
Ey Zahra'nın babası, saf, bize bak.
وَاللَّهِ مَا حُـولْ عَنْ حُـبِّ أَحْمَـدْ
لَوْ قَطَّعَتْنِـي سُيُوفُ الْمَنِيَّــةْ
Allah'a yemin ederim ki, Ahmed'in sevgisinden vazgeçmem,
Kaderin kılıçları beni kesip biçse bile.
مَا غَيْـرُ وَجْهِـكْ يَبْرِي نِدَائِـي
ضَمَّـةٌ لِصَدْرِكْ تَمْحُو شَقَائِي
Yüzünden başka hiçbir şey çağrımı iyileştirmez,
Göğsünden bir kucaklama sıkıntılarımı siler.
قَدْ كِـدْتُ أَهْلِكْ إرْحَمْ بُكَائِي
رُوحِي لِأَجْلِكَ خُذْهَا هَدِيَّـةْ
Neredeyse mahvoluyordum, gözyaşlarıma merhamet et,
Ruhum senin için, onu bir hediye olarak al.
وَاللَّهِ مَا حُـولْ عَنْ حُـبِّ أَحْمَـدْ
لَوْ قَطَّعَتْنِـي سُيُوفُ الْمَنِيَّــةْ
Allah'a yemin ederim ki, Ahmed'in sevgisinden vazgeçmem,
Kaderin kılıçları beni kesip biçse bile.
طُلُّوا عَلَيَّـا لَوْ فِي الْمَنَامِ
يَا أَبَا الزَّهْرَةْ الْبَتُولْ طَهَ التِّهَامِي
Beni ziyaret et, rüyada bile olsa,
Ey Zahra'nın babası, saf, Taha el-Tehami.
حُبَّكَ يَا سَيدِي هَيَّجَ غَرَامِي
صَارَ مَعَ النُّجُومْ فَوْقَ الثُّرَيَّا
Sevgin, efendim, tutkumun ateşini körükledi,
Yıldızlarla birlikte Ülker'in üstüne yükseldi.