إِنْ جَبَرْتُــمْ كَسْــرَ قَـلْـبِي
Eğer Kırık Kalbimi Onarırsanız
Tr
Tr
إِنْ جَبَرْتُــمْ كَسْــرَ قَـلْـبِي
أَنتُــمُ أَهْــلُ الزِّمَامْ
Eğer kırık kalbimi onarırsanız,
Siz dizginleri tutanlarsınız
أَوْ وَصَلتُمْ يَا حَبَايِبْ
هَكَذَا شَأْنُ الْكِرَامْ
Ve eğer ulaşırsanız ey sevgililer,
Bu, soyluların yoludur
قَالَتْ أَقْمَارُ الدَّيَاجِي
قُلْ لِأَرْبَابِ الْغَرَامْ
Karanlık gecelerde parlayan aylar dedi ki:
"Aşkın efendilerine söyleyin
كُلُّ مَـنْ يَعْـشَقْ مُـحَـمَّدْ
فِي أَمَانٍ وَسَـلَامْ
Kim ki Muhammed'i sever,
Güven ve huzur içindedir."
مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ دَمْعِي
كَادَ أَنْ يَلْتَقِيَانْ
Gözyaşlarımın iki denizi taştı,
Neredeyse buluşacaklar akarken
بَيْنَ سَمْعِي وَفُؤَادِي
بَرْزَخٌ لَا يَبْغِيَانْ
Duyuşum ile kalbim arasında,
Aşılmaz bir engel var
وَحَبِيبِي وَجَنَتَاهُ
وَرَدَتَانِ كَالدِّهَّانْ
Ve Sevgilim, onun iki yanağı,
İkiz güller, parlak kırmızı boya gibi
وَدُمُوعُ الْعَيْنِ تَجْرِي
مِثْلَ هَطَالِ الْغَمَامْ
Ve gözlerimden akan gözyaşları,
Ağır yağmur bulutlarının dökülüşü gibi düşer
سَارَتِ الرُكْبَانُ تَسْعَى
قَصْدَهُمْ أَرْضَ الْحِجَازْ
Kervanlar yola çıktı, hızla ilerliyor,
Hedefleri Hicaz diyarı
وَالْمَطَايَا تَتَرَامَى
بِاضْطِرَابٍ وَاهْتِزَازْ
Ve binekler heyecanla ileri atılıyor,
Özlem ve huzursuzlukla titreyerek
كُلَّمَا الْحَادِي دَعَاهُمْ
لِلْسُّرَى مَنْ جَدَّ فَازْ
Ne zaman kılavuz onları çağırsa,
Samimiyetle çabalayan başarıya ulaşır
وَالْهَوَى فِي الْقَلْبِ يَرْمِي
كُلَّ وَقْتٍ بِالسِّهَامِ
Ve kalbimdeki aşk,
Her an oklarını atıyor
أَرْسَـلَ اللَّهُ إِلَـيْـنَا
بِالْـكَـرَامَـاتِ الْـعِـظَامِ
Allah bize gönderdi,
En büyük kutsal hediyesini
أَحْمَـدَ المُخْـتَـارَ طَـهَ
سَـيِّدَ الرُّسْـلِ الْكِـرَامِ
Ahmed, Seçilmiş Olan, Taha,
Tüm soylu elçilerin efendisi