قَصِيدَةُ الْمَقْبُولَةِ
The Accepted Poem
Tr
صَلَّى اللهُ عَلَى مُحَمَّدْ
صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ
Allah salât eylesin Muhammed'e
Allah ona salât ve selâm eylesin
رَوْضَةُ الْهَادِي نَبِيِنَا
هُيِّئَتْ لِلْمُتَّقِينَا
Rehberimiz peygamberin ravzası
Hazırlanmıştır takva sahipleri için
كُلُّ مَنْ قَالُوا رَضِينَا
بِالْحَبِيبْ مَوْلَاىْ مُحَمَّدْ
Diyen herkes "Biz razı olduk
Sevgiliden, efendim Muhammed'den"
حُبُّهُ عَيْنُ الْكَمَالِ
جَاهُهُ عَالٍ وَغَالِ
Ona duyulan sevgi kemalin ta kendisidir
Onun makamı yüce ve kıymetlidir
صَحْبُهُ خَيْرُ الرِّجَالِ
بَايَعُوا الْهَادِي مُحَمَّدْ
Onun ashabı insanların en hayırlısıdır
Biat ettiler Rehber Muhammed'e
وَجْهُهُ فَاقَ الْبُدُورَا
زَادَهُ الْمَوْلَى سُرُورَا
Onun yüzü dolunayları geride bıraktı
Rabbim sevincini artırdı onun
قَدْ بَدَا فِي الْكَوْنِ نُورَا
قَبْلَ خَلْقِ اللَّهِ مُحَمَّدُ
Kâinatta bir nur olarak belirdi
Allah'ın yaratılışından önce Muhammed
حُبُّهُ فَرْضٌ وَحَتْمُ
مِدْحَهُ خَيْرٌ وَغُنْمُ
Onu sevmek farzdır ve elzemdir
Onu övmek hayırdır ve kazançtır
لَيْسَ يَأْتِي الْقَلْبَ هَمُّ
لِلَّذِي يَهْوَي مُحَمَّدْ
Kalbine hiçbir keder uğramaz
Muhammed'i seven kimsenin
بَحْرُ عِلْمِ اللهِ أَحْمَدْ
كُلُّ مَنْ يَلْقَاهُ يَسْعَدْ
Allah'ın ilminin deryasıdır Ahmed
Ona kavuşan herkes bahtiyar olur
حَوْضُهُ الصَّافِي الْمُبَرَّدْ
لِلَّذِي يَعْشَقْ مُحَمَّدْ
Onun havzı tertemiz ve serindir
Muhammed'e âşık olan kimse için
يَفْتَحُ اللهُ الْعَوَالِمْ
بإِمَامٍ لِلْمَكَارِمْ
Allah âlemleri fetheder
Yüce ahlakın önderiyle
لِجَمِيعِ الرُّسْلِ خَاتَمْ
الحَبِيبْ مَوْلَاىْ مُحَمَّدْ
Bütün peygamberlerin sonuncusudur
Sevgili, efendim Muhammed
خَيْرُ خَلْقِ اللهِ طَهَ
مِثْلُ شَمْسٍ فِي ضُحَاهَا
Allah'ın yarattıklarının en hayırlısıdır Taha
Kuşluk vaktindeki güneş gibidir
هَذِهِ الدُّنْيَا نَرَاهَا
فِي ضِيَاءٍ مِنْ مُحَمَّدْ
Gördüğümüz bu dünya
Muhammed'in ziyası içindedir
أَكْحَلُ الْعَيْنَيْنِ أَدْعَجْ
نُورُهُ الْمَحْبُوبُ أَبْلَجْ
Gözleri sürmeli ve iri siyah bebeklidir
Onun sevilen nuru parıl parıldır
أَشْنَبُ الْأَسْنَانِ أَفْلَجْ
فَاقَ رُسْلَ اللّهْ مُحَمَّدْ
Dişleri parlak ve güzel aralıklıdır
Allah'ın elçilerini geride bıraktı Muhammed
وَجْهُهُ يَا نَاسُ نَائِرْ
سَيِّدِي مَوْلَى الْبَشَائِرْ
Ey insanlar, onun yüzü nurludur
Efendim, müjdelerin sahibidir
ذُخْرُنَا نُورُ الْبَصَائِرْ
إِسْمُهُ الْهَادِي مُحَمَّدْ
Hazinemiz, basiretlerin nurudur
Adı Rehber Muhammed'dir
قَدْرُهُ الْعَالِي الْمُفَضَّلْ
وَصْفُهُ الْغَالِي الْمُكَمَّلْ
Onun kadr ü kıymeti yüce ve üstündür
Onun vasfı eşsiz ve kusursuzdur
وَحْيُ رَبِّي قَدْ تَنَزَّلْ
لِلْحَبِيبْ مَوْلَاىْ مُحَمَّدْ
Rabbimin vahyi inmiştir
Sevgiliye, efendim Muhammed'e
فَضْلُهُ عَمَّ النَّوَاحِي
لِظَلَامِ الْكُفْرِ مَاحِي
Onun lütfu tüm diyarları kuşattı
Küfrün karanlığını silip attı
فِي الصَّحَارِى وَالْبِطَاحِ
أَشْرَقَتْ أَنْوَارْ مُحَمَّدْ
Çöllerde ve geniş vadilerde
Parladı Muhammed'in nurları
شَرْعُهُ لِلْكَوْنِ يَعْمُرْ
وَبِهِ الْأَيَّامُ تَفْخَرْ
Şeriatı kâinatı mâmur eyler
Günler onunla iftihar eder
دَمْعُ مَنْ يَهْوَاهُ يَقْطُرْ
مِنْ غَرَامٍ فِي مُحَمَّدْ
Onu sevenin gözyaşı damlar
Muhammed'e duyduğu aşktan
حُسْنُهُ لِلْبَدْرِ أَخْجَلْ
وَبِهِ غَيْبٌ تَنَزَّلْ
Güzelliği dolunayı utandırdı
Gayb âlemi onun vasıtasıyla indi
وَجُمُوعَ الْكُفْرِ عُطِّلْ
مِنْ عَزِيمِ مَوْلَانَا مُحَمَّدْ
Ve küfrün orduları hezimete uğradı
Efendimiz Muhammed'in azminden
الْبَعِيرُ يَشْكُو الْمَجَاعَهْ
لِلنَّبِيِّ بَيْنَ الْجَمَاعَةْ
Deve açlıktan şikayet etti
Cemaatin ortasında Peygamber'e
قَالَ يَا مَوْلَى الشَّفَاعَةْ
كُنْ شَفِيعِي يَا مُحَمَّدْ
Dedi ki "Ey şefaatin sahibi
Şefaatçim ol, ey Muhammed"
نَادَتِ الْهَادِي غَزَالَهْ
تَشْتَكِي تُبْدِي مَقَالَهْ
Bir ceylan seslendi Rehber'e
Şikayet edip dileğini sunarak
يَا إِمَامًا لِلْرِّسَالَهْ
كُنْ ضَمِينِي يَا مُحَمَّدْ
Ey risaletin önderi
Kefilim ol, ey Muhammed
هَذِهِ الدُّنْيَا كَسَاعَهْ
إِجْعَلِ الْأَعْمَالَ طَاعَهْ
Bu dünya sadece bir saat gibidir
Öyleyse amellerini itaat eyle
وَاشْتَرِي خَيْرَ بِضَاعَهْ
زَوْرَةَ الْهَادِي مُحَمَّدْ
Ve en hayırlı sermayeyi satın al
Rehber Muhammed'i ziyareti
هَذِهِ الدُّنْيَا تَزُولُ
وَالْبَقَا لَيْسَ يَطُولُ
Bu dünya fâni olup gidecektir
Ve bekası uzun sürmez
أَيْنَ مَنْ يَمْشِي يَقُولُ
كُنْ شَفِيعِي يَا مُحَمَّدْ
Nerede yürüdükçe şöyle diyen
"Şefaatçim ol, ey Muhammed"
رَبَّنَا يَسِّرْ وَسَهِّلْ
زَوْرَةَ الْمُخْتَارِ عَجِّلْ
Rabbimiz, kolaylaştır ve pürüzsüz kıl
Seçilmiş Olan'ı ziyareti çabuklaştır
دَمْعُنَا يَهْمِى وَيَنْزِلْ
مِنْ غَرَامٍ فِي مُحَمَّدْ
Gözyaşlarımız coşar ve süzülür
Muhammed'e duyduğumuz aşktan
رَبَّنَا هَيِّئْ طَرِيقَا
كُنْ لَنَا رَبِّي رَفِيقَا
Rabbimiz, bize bir yol hazırla
Sen bizim yoldaşımız ol, ey Rabbim
كَيْ نَرَى بَدْرًا شَفِيقَا
الْحَبِيبْ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Görmemiz için o şefkatli dolunayı
Sevgiliyi, efendim Muhammed'i
ظَنُّنَا فِيكَ جَمِيلُ
أَنْتَ يَا رَبِّي وَكِيلُ
Sana olan hüsnüzannımız güzeldir
Sen bizim vekilimizsin, ey Rabbim
وَالنَّبِي نِعْمَ الْكَفِيلُ
الْحَبِيبْ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Ve Peygamber ne güzel bir kefildir
Sevgili, efendim Muhammed
كُلُّنَا يَرْجُو الْبَشَارَهْ
بِالرَّحِيلْ نَحْوَ الزِّيَارَهْ
Hepimiz o müjdeyi umarız
Ziyaretgâha doğru yola çıkma müjdesini
حَبَّذَا تِلْكَ التِّجَارَهْ
زَوْرَةُ الْهَادِي مُحَمَّدْ
Ne muazzamdır o ticaret
Rehber Muhammed'i ziyaret
أَيْنَ أَصْحَابُ الكَمَالِ
أَيْنَ سَادَاتُ الرِّجَالِ
Nerede kemal ehli olanlar
Nerede insanların efendileri
أَنْفَقُوا مِنْ خَيْرِ مَالِ
قَاصِدِينَ مَوْلَاىْ مُحَمَّدْ
Mallarının en hayırlısından infak ettiler
Efendim Muhammed'e varmak kastıyla
دَمْعُهُمْ يَقْطُرْ وَبَادِي
كُلَّمَا حَلُّوا بِوَادِي
Gözyaşları damlar ve belli olur
Bir vadiye her konakladıklarında
قَصْدُهُمْ خَيْرُ العِبَادِ
الْحَبِيبْ مَوْلَاىْ مُحَمَّدْ
Gayeleri kulların en hayırlısıdır
Sevgili, efendim Muhammed'dir
سَارَ بِالرَّحْمَنِ سَارَا
رَكْبُهُمْ يَطْوِي الْقِفَارَا
Rahmân'ın adıyla yürüyüp gittiler
Kervanları ıssız çölleri aşarak
وَرَأَيْنَاهُمْ جَهَارَا
عَاشِقِينْ مَوْلَاىْ مُحَمَّدْ
Ve onları aşikâr gördük
Efendim Muhammed'e âşık olarak
حَرُّ هَاتِيْكَ الْبَوَادِي
مِثْلُ ثَلْجٍ مِنْ وِدَادِ
Şu çöllerin sıcağı
Kardan farksızdır muhabbet yüzünden
حِصْنُهُمْ خَيْرُ الْعِبَادِ
رَحْمَةُ الْهَادِي مُحَمَّدْ
Onların kalesi kulların en hayırlısıdır
Rehber Muhammed'in rahmetidir
اسْكُبِ الدَّمْعَ حَلَالًا
عِنْدَمَا تَلْقَى الْهِلَالَا
Akıt gözyaşlarını cömertçe
Hilali gördüğün o vakit
مِنْ بَعِيدٍ قَدْ تَلَالَا
فِيْهِ نُورٌ مِنْ مُحَمَّدْ
Uzaktan pırıl pırıl parladı
Onda Muhammed'den bir nur vardır
هَذِهِ الْخَضْرَاءُ تَظْهَرْ
نُورُهَا لِلْعَقْلِ يَبْهَرْ
İşte bu Yeşil Kubbe beliriyor
Nuru akılları kamaştırır
عِنْدَ رُؤْيَاهَا تَحَدَّرْ
دَمْعُ مَنْ يَعْشَقُ مُحَمَّدْ
Onu görünce süzülür
Muhammed'e âşık olanın gözyaşı
رَوْضَةُ الْهَادِي نَبِيِّنَا
تُفْرِحُ الْقَلْبَ الْحَزِينَا
Rehberimiz peygamberin ravzası
Kederli kalbi ferahlatır
أَبْشِرُوا يَا زَائِرِينَا
بِالشَّفَاعَةِ مِنْ مُحَمَّدْ
Müjdeler olsun size ey ziyaretçilerimiz
Muhammed'in şefaatiyle
هَذِهِ الرَّوْضَةُ أَبْشِرْ
قَدْ وَصَلْنَا لِلْمُبَشِّرْ
İşte ravza, sevinçle müjdelen
Ulaştık artık Müjdeleyici'ye
أَمْرُ دُنْيَا لَا تُفَكِّرْ
وَانْظُرِ الْهَادِي مُحَمَّدْ
Dünya işlerini düşünme
Ve Rehber Muhammed'e nazar eyle
كُلُّ مَنْ زَارَ الْمَقَامَا
فَالنَّبِي رَدَّ السَّلَامَا
Kim o makamı ziyaret ederse
Peygamber mukabele eder onun selâmına
يَعْرِفُ الْخَلْقَ تَمَامَا
بَشِّرُوا زُوَّارَ مُحَمَّدْ
Mahlukatı tastamam bilir o
Muhammed'in ziyaretçilerini müjdeleyin
هَامَتْ الْأَرْوَاحُ حُبًّا
دَمْعُنَا قَدْ سَالَ صَبًّا
Ruhlar aşkla divane oldu
Gözyaşlarımız sel olup aktı
نَالَتْ الزُّوَّارُ قُرْبًا
لِلْحَبِيبِ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Ziyaretçiler yakınlığa nail oldu
Sevgiliye, efendim Muhammed'e
يَا حَبِيبَ الْمُتَّقِينَا
وَسِرَاجًا وَمُبِينَا
Ey takva sahiplerinin sevgilisi
Ve parlayan nurlu bir kandil
يَا أَبَا الْقَاسِمْ دُعِينَا
فَأَتَيْنَا يَا مُحَمَّدْ
Ey Ebu'l-Kâsım, davet edildik
Ve böylece geldik, ey Muhammed
مَرْحَبًا يَا مُصْطَفَانَا
حُبُّكَ الْغَالِي أَتَانَا
Merhaba ey Seçilmiş Olanımız
Senin kıymetli sevgin ulaştı bize
مِنْ بَعِيدٍ قَدْ دَعَانَا
لِلْحَبِيبِ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Uzaklardan bizi çağırdı
Sevgiliye, efendim Muhammed'e
كَيْ نَرَي ذَاكَ الْمَقَامَا
فِيهِ بَدْرٌ قَدْ تَسَامَى
Görelim diye o yüce makamı
İçinde bir dolunayın yükseldiği
وَأَخُو الشَّوْقِ تَسَامِي
مِنْ هِيَامٍ فِي مُحَمَّدْ
Şevk sahibi olan yüceldi
Muhammed'e olan tutkusundan
يَا شَفِيعًا لِلذُّنُوبِ
وَغِيَاثًا فِي الْكُرُوبِ
Ey günahlara şefaat eden
Ve dertlerde feryada yetişen
وَضِيَاءً لِلْقُلُوبِ
أَنْتَ نُورُ يَا مُحَمَّدْ
Ve kalplere bir ziya olan
Sen nursun, ey Muhammed
جَاهُكَ الْمَرْجُو عَظِيمٌ
أَنْتَ مِفْضَالٌ كَرِيمٌ
Umulan makamın pek yücedir
Sen faziletli ve cömertsin
وَرَءُوفٌ وَرَحِيمٌ
وَعَفُوٌّ يَا مُحَمَّدْ
Şefkatli ve merhametlisin
Ve affedicisin, ey Muhammed
أَبْشِرُوا يَا مَنْ رَأَيْتُمْ
رَوْضَةَ الْهَادِي وَزُرْتُمْ
Müjdeler olsun size ey görenler
Rehber'in ravzasını ziyaret edenler
عِنْدَ رَبِّ الْعَرْشِ كُنْتُمْ
زَائِرِينَ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Arşın Rabbinin katında oldunuz siz
Efendim Muhammed'in ziyaretçileri
قَدَّرَ الْمَوْلَى السَّعَادَهْ
وَدَعَاكُمْ لِلْعِبَادَهْ
Rabbim saadeti takdir etti
Ve sizi ibadete davet etti
هَذِهِ الْحُسْنَى زِيَادَهْ
زَوْرَةُ الْهَادِي مُحَمَّدْ
İşte bu ziyadesiyle en yüce iyiliktir
Rehber Muhammed'i ziyaret etmek
سَعْدُكُمْ يَا مَنْ تَزُورُوا
وَجْهُكُمْ يَعْلُوهُ نُورُ
Ne mutludur size ey ziyaret edenler
Yüzlerinizi bir nur kaplar
رَبُّكُمْ رَبٌّ غَفُورُ
لِلَّذِي قَدْ زَارَ مُحَمَّدْ
Rabbiniz pek bağışlayıcı bir Rab'dir
Muhammed'i ziyaret eden için
لَوْ رَأَيْنَا الْوَاقِفِينَا
لَوْ رَأَيْنَا الْقَاعِدِينَا
Keşke bir görseydik ayakta duranları
Keşke bir görseydik oturanları
لَوْ رَأَيْنَا السَّائِلِينَا
الشَّفَاعَةَ مِنْ مُحَمَّدْ
Keşke bir görseydik isteyenleri
Muhammed'den şefaat dileyenleri
نُورُ خَيْرِ الْخَلْقِ يُجْلِي
وَكِتَابُ اللهِ يُتْلِي
Yaratılmışların en hayırlısının nuru aydınlatır
Ve Allah'ın Kitabı okunur
وَعُلُومُ الشَّرْعِ تُمْلِي
عِنْدَ مَوْلَايْ مُحَمَّد
Ve şeriatın ilimleri yazdırılır
Efendim Muhammed'in huzurunda
إِنْ رَجَعْتُمْ بِالسَّلَامَةْ
أَخْبِرُوا أَهْلَ الْمَلَامَةْ
Şayet selametle dönerseniz
Kınayan o kimselere haber verin
كَيْ يَجِيئُوا مِنْ تِهَامَةْ
لِلْحَبِيبِ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Ta ki onlar Tihame'den gelsinler
Sevgiliye, efendim Muhammed'e
عَرِّفُوهُمْ بِالْمَقَامِ
أَخْبِرُوهُمْ بِالْهِِيَامِ
O makamı tanıtın onlara
Anlatın onlara bu aşkı ve tutkuyu
أَيْقِظُوهُمْ مِنْ مَنَامِ
كَيْ يَزُورُوا لِمُحَمَّدْ
Uyandırın onları uykudan
Ki ziyaret etsinler Muhammed'i
لَوْ عَلِمْتُمْ يَا عَوَاذِلْ
مَا سَكَنْتُمْ فِي الْمَنَازِلْ
Eğer bilseydiniz, ey kınayanlar
Oturmazdınız kendi evlerinizde
مَا لَنَا فِي الْقَلْبِ شَاغِلْ
كُلُّنَا يَهْوَى مُحَمَّدْ
Kalbimizde hiçbir meşguliyet yoktur
Hepimiz âşığız Muhammed'e
قَدْ سَرَيْنَا بِالْمَطَايَا
لِلنَّبِي خَيْرِ الْبَرَايَا
Bineklerle geceleyin yola düştük
Yaratılmışların en hayırlısı Peygamber'e
سَيِّدِي كَنْزِ الْعَطَايَا
الْحَبِيبِ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Efendim, ihsanların hazinesidir
Sevgili, efendim Muhammed
حُبُّهُ يُحْيِي الْقُلُوبَا
يَغْفِرُ اللهُ الذُّنُوبَا
Onu sevmek kalplere hayat verir
Allah günahları bağışlar
يَسْتُرُ اللهُ الْعُيُوبَا
بِالْحَبِيبِ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Allah kusurları örter
Sevgilinin, efendim Muhammed'in hürmetine
يَا رَسُولَ اللهِ نَادِ
أَهْلَ حُبٍّ وَوِدَادِ
Ey Allah'ın Elçisi, seslen
Sevgi ve muhabbet ehline
هُمْ بِشَوْقٍ فِي بِعَادِ
أُدْعُهُمْ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Onlar uzaklık içinde şevk ile bekler
Davet et onları efendim Muhammed
وَتَوَجَّهْ لِلْمُقَدِّرْ
رَبُّنَا الْمُعْطِي يُيَسِّرْ
Ve yönel Takdir Eden'e
Bahşeden Rabbimiz kolaylaştırır
بَعْدَ عُسْرٍ كَيْ نُبَدِّرْ
لِلْحَبِيبِ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Zorluktan sonra çabucak gidelim diye
Sevgiliye, efendim Muhammed'e
صَلَوَاتٌ طَيِّبَاتُ
زَاكِيَاتٌ نَامِيَاتُ
Tertemiz salâtlar
Pak ve artan bereketler
غَالِيَاتٌ دَائِمَاتُ
لِلْحَبِيبِ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Paha biçilmez ve daimî salâtlar
Sevgiliye, efendim Muhammed'e
وَسَلَامُ اللهِ يَتْرَى
عَطَّرَ الْكَوْنَ وَ مَرَّا
Ve Allah'ın selâmı peşi sıra
Kâinatı ıtırlandırdı geçtikçe
شَرَحَ الصَّدْرَ وَسَرَّا
لِلْحَبِيبِ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Göğsü inşirahla ferahlattı ve sevindirdi
Sevgiliye, efendim Muhammed'e
وَعَلَى الصَّحْبِ الْأَفَاضِلْ
كُلُّ مِفْضَالٍ وَعَامِلْ
Ve faziletli sahabelerinin üzerine olsun
Fazilet sahibi ve amel eden herkesin
بِكِتَابِ اللهِ قَائِلْ
وَكَذَا آلِ مُحَمَّدْ
Allah'ın Kitabı ile konuşan
Ve aynı şekilde Muhammed'in âlinin
عُمَّ بِالرِّضْوَانِ رَبِّي
خَيْرَ صِدِّيقٍ وَصَحْبِ
Kuşat rızanla ey Rabbim
O en hayırlı sadık dostu ve sahabeyi
وَكَذَا الْفَارُوقُ حِبِّي
سَكَنَا قُرْبَ مُحَمَّدْ
Ve hakeza sevgilim Fâruk'u
İkisi de meskendir Muhammed'in yakınında
عُمَّ ذَا النُّورَيْنِ رَبِّي
وَأَبَا السِّبْطَيْنِ حِبِّي
Kuşat rızanla ey Rabbim İki Nur Sahibi'ni
Ve sevgilim İki Torunun Babası'nı
ثُمَّ لِلْعَمَّيْنِ رَبِّي
ثُمَّ صَحْبًا لِمُحَمَّدْ
Sonra da o iki amcayı ey Rabbim
Sonra da Muhammed'in ashabını
عُمَّ لِلسِّبْطَيْنِ رَبِّي
آلِ خَيْرِ الْخَلْقِ طِبِّي
Kuşat rızanla o iki torunu ey Rabbim
Yaratılmışların en hayırlısının âli, devâm
وَكَذَا الزَّهْرَاءُ تُنْبِي
عَنْ كَمَالٍ فِي مُحَمَّدْ
Ve aynı şekilde Zehra haber verir
Muhammed'deki o muazzam kemali
عُمَّ سُهَّارَ اللَّيَالِي
كُلَّ مَنْ لِلْوِرْدِ تَالِي
Kuşat geceleri uyanık geçirenleri
Her virdini okuyanı
هُمْ رِجَالُ الِاتِّصَالِ
بِالْحَبِيبِ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
İşte onlar vuslat erleridir
Sevgiliye, efendim Muhammed'e
عُمَّ سُكَّانَ الْبَرَارِي
وَالصَّحَارَى وَالْقِفَارِ
Kuşat o ıssız arazilerin sakinlerini
Ve o çölleri ve o bozkırları
كُلَّ مَجْذُوبٍ وَقَارِي
لِلصَّلَاةِ عَلَى مُحَمَّدْ
Her meczubu ve her okuyanı
Muhammed üzerine salavatı
عُمَّ رَبِّي النَّاسِكِينَا
وَالْعِبَادَ الصَّالِحِينَا
Kuşat ey Rabbim zahidleri
Ve o salih kulları
وَالرِّجَالَ الْوَاقِفِينَا
عِنْدَ مَوْلَانَا مُحَمَّدْ
Ve ayakta divan duran o erleri
Efendimiz Muhammed'in huzurunda
وَبِهِمْ يَا رَبِّ نَصْرَا
دَائِمًا دُنْيَا وَأُخْرَى
Ve onlar vasıtasıyla ey Rabbim, bir zafer ver
Daima bu dünyada ve ahirette
أَعْظِمَنْ يَا رَبِّ أَجْرَا
بِالْحَبِيبْ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Ey Rabbim mükafatı yüce eyle
Sevgili, efendim Muhammed hürmetine
رَبِّ رُدَّ الْحَاسِدِينَا
عَنْ أَذَانَا خَائِبِينَا
Rabbim geri çevir kıskançları
Bize zarar vermeden, hüsran içinde
كُنْ لَنَا عَوْنًا مُعِينَا
بِالْحَبِيبِ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Bize destek ve yardımcı ol
Sevgili, efendim Muhammed hürmetine
رَبِّ لَا تَجْعَلْ عِدَانَا
تَتَمَكَّنْ مِنْ أَذَانَا
Rabbim düşmanlarımıza imkân verme
Bize eziyet vermeleri için
اكْسُهُمْ ثَوْبًا هَوَانَا
وَأَجِبْنَا بِمُحَمَّدْ
Giydir onlara bir zillet libasını
Ve icabet et bize Muhammed hürmetine
عَجِّلِ الْخَوْفَ إِلَيْهِمْ
وَكَذَا الْبَأْسَ عَلَيْهِمْ
Korkuyu çabucak indir onlara
Ve aynı şekilde belayı üstlerine
وَكَذَا الشَّرَّ لَدَيْهِمْ
وَانْصُرَنْ آلَ مُحَمَّدْ
Ve aynı şekilde şerri başlarına
Ve muzaffer eyle Muhammed'in âlini
نَاظِمُ الدُّرِّ الْمُحَرَّرْ
صَالِحٌ مِنْ آلِ جَعْفَرْ
Bu saf incileri dizen kimse
Cafer'in soyundan gelen Sâlih'tir
رَاجِي فَضْلًا مِنْكَ أَكْبَرْ
بِالْحَبِيبِ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Senden en büyük lütfu umarak
Sevgili, efendim Muhammed hürmetine
يَرْجُو فَضْلًا لَنْ يَزُولَا
وَرِضَاءً وَقَبُولَا
Umar hiç zail olmayacak bir lütuf
Ve bir hoşnutluk ve bir kabul
وَاتِّصَالًا وَوُصُولَا
لِلْحَبِيبِ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Ve bir bağ ve bir vuslat
Sevgiliye, efendim Muhammed'e
يَرْجُو فَضْلًا مِنْكَ رَبِّي
زَوْرَةَ الْمُخْتَارِ حِبِّي
Senden bir lütuf umar ey Rabbim
Seçilmiş Olan'ı, sevgilimi ziyareti
كُلَّ عَامٍ بَيْنَ صَحْبِ
زَائِرِينَ مَوْلَايْ مُحَمَّدْ
Her sene yarenler arasında
Efendim Muhammed'i ziyaret edenlerden olmayı
وَبِخَيْرٍ فِي الْخِتَامِ
نَبْتَغِي نَيْلَ الْمَرَامِ
Ve nihayetinde bir hayır ile
Muradımıza ermeyi dileriz
بِجِوَارٍ لِلْمَقَامِ
فِي بَقِيعٍ يَا مُحَمَّدْ
O yüce makamın civarında
Baki'de, ey Muhammed