لَمْ يَخْلُقِ الرَّحْمَنُ مِثْلَ مُحَمَّدٍ
Rahmân, Muhammed’in Bir Benzerini Yaratmamıştır.
Tr
Tr
لَمْ يَخْلُقِ الرَّحْمَنُ مِثْلَ مُحَمَّدٍ
بَيْنَ الْوَرَى بَشَراً عَلَى الْإِطْلَاقِ
Rahmân yaratmamıştır Muhammed’in bir mislini
Mahlukat içinde, mutlak surette hiçbir beşeri
كَلَّا وَلَا عَرَفَ الْخَلَائِقُ قَدْرَهُ
مَا فَوْقَهُ حَقّاً سِوَى الْخَلَّاقِ
Hayır, mahlukat idrak edemedi onun kadrini
Hakikatte O’nun fevkinde yoktur Hâlık’tan gayrısı
مَاذَا أَقُولُ بِوَصْفِهِ وَمَدِيحِهِ
وَسَنَاهُ دَوْماً بَاهِرُ الْإِشْرَاقِ
Ne söyleyebilirim onu vasfetmek ve methetmek için?
O’nun nuru daima göz kamaştıran bir işraktır
وَهُوَ الَّذِي لِلْخَلْقِ أُرْسِلَ رَحْمَةً
وَأَتَى يُتَمِّمُ مَكَارِمَ الْأَخْلَاقِ
O’dur mahlukata rahmet olarak gönderilen
Ve gelmiştir en yüce ahlakı tamamlamak için