وَاصَلُونِي بَعْدَ بُعْدِي
Uzaklığımdan Sonra Bana Vuslat Verdiler
Tr
Tr
وَاصَلُونِي بَعْدَ بُعْدِي
وَرَعُوا سَالِفَ عَهْدِي
Ayrılıktan sonra bana vuslat verdiler
ve geçmişteki ahdimi gözettiler
وَعلَى رَغْمِ الْحَسُودِ
أَنْجَزُوا بِالْوَصْلِ وَعْدِي
Hasetçilere rağmen
kavuşma ile vaadimi yerine getirdiler
يَا سُرُورْي بالَّتدَاني
يَا هَنَا حَظِّي وَسَعْدِي
Ey bu yakınlıktaki sevincim!
Ey talihimin ve saadetimin neşesi!
جَادَ لِي بَدْرِي بِوَصْلِ
يا هَنَائِي نِلْتُ قَصْدِي
Dolunayım bana vuslatı bahşetti
ey saadetim, amacıma ulaştım
فَاجْتَمِعْ يَا مَاءَ عَيْني
وانْطَفِي يَا نَارَ وَجْدِي
Birik ey gözyaşım
ve sön ey aşkımın ateşi
أَنَا فِي لَيْلَةِ أُنْسِي
قَدْ صَفَا مَوْرِدُ وِرْدِي
Ünsiyet gecemdeyim
manevi pınarımın kaynağı berraklaştı
وَتَناولْتُ كُؤُوسي
بَين رَيْحَانٍ وَوَرْدِ
Kadehlerimi aldım
reyhanlar ve güller arasında
مِنْ يَدَيْ حُلْوِ الْتثَنيِّ
فَاتِنٍ أَهْيَفِ قَدِّ
Nazlı salınışlı birinin ellerinden
o büyüleyici ve ince boylunun
تَارَةً يُنْشِدُ خُذْ كَاسِي
وَطَوْراً هَاكَ خَدِّي
Kâh "Al kadehimi" diye seslenir
kâh "İşte yanağım" der
إِنْ أَقُلْ يَا أَلْفَ مَوْلَى
قَالَ لِي يَا أَلْفَ عَبْدِي
Eğer "Ey bin katlı Efendim" desem
"Ey bin katlı kulum" der bana
أَوْ سَقَى الْمَمْزُوجَ غَيْرِي
خَصَّنِي بالْصِّرْفِ وَحْدِي
Başkasına karışımlı içki sunsa da
beni yalnız saf olanla seçkin kılar
في هَوَاهُ دَعْ مَلاَمِي
وَاطْرِحْ غَييِّ وَرُشْدِي
Onun aşkında kınamayı bırak bana
yanlışımı da doğrumu da bir kenara at
نَارُ وَجْدِي في هَوَاهُ
كَنَعِيمِ الْخُلدِ عِنْدِي
Onun aşkındaki vecdimin ateşi
benim için ebedi cennetin nimeti gibidir