مَعَانِي قَدْ بَدَتْ عِنْدِي غَرِيبَهْ
Bende garip manalar belirdi.
Tr
Tr
مَعَانِي قَدْ بَدَتْ عِنْدِي غَرِيبَهْ
وَمَا تُفْضِي إِلِيْهْ بَعْدُ أَغْرَبْ
Bende eşsiz ve nadir manalar belirdi
Ve ulaştıkları yer çok daha şaşırtıcıdır
مِنَحْ مِنْ فَضْلِ مَوْلَانَا عَجِيبَهْ
وَمَاذَا فِي عَطَاهُ لَيْسَ أَعْجَبْ
Mevla'mızın lütfundan gelen bağışlar ne hayret vericidir
O'nun ihsanında mucizevi olmayan ne vardır?
وَعِيدُ الْصَّبِ أَنْ يَلْقَى حَبِيبَهْ
وَسُبْحَانَ الَّذِي قَرَّبْ وَحَبَّبْ
Aşığın bayramı sevgilisiyle buluşmaktır
Bizi yakınlaştıran ve sevdiren Allah her türlü noksanlıktan uzaktır
مَعِي أَقْوَامْ فِي أَعْلَى كَتِيبَهْ
لَهُمْ أَسْرَارْ لَا تُحْصَى وَتُكْتَبْ
Yanımda en yüce saflarda topluluklar var
Onlar sayılamayacak ve yazılamayacak sırlar sahibidirler
مَوَاهِبْ عَالِيَةْ مَا هِيْ كَسِيبَهْ
وَإِحْسَانُ الْمُهَيْمِنْ لَيْسَ يُحْسَبْ
Bunlar çabayla kazanılmayan yüce lütuflardır
Muheymin olanın ihsanı hesaba sığmaz
وَمَنْ لُهْ سَابِقَهْ يُدْرِكْ نَصِيبَهْ
مُوَفَّى دُونَ أَنْ يَشْقَى وَيَتْعَبْ
Ezelden nasibi olan kimse payına ulaşır
Hiç yorulmadan ve zahmet çekmeden ona tam olarak verilir
وَنَفْحَةُ بَاسِطِ الْنَّعْمَى قَرِيبَهْ
تَعَرَّضْ يَا فَتَى مِنْهَا تَقَرَّبْ
Nimetleri bolca ihsan edenin esintisi yakındır
Ey genç, ona yönel ve sen de yakınlaş
عَسَى الْمَكْلُومْ أَنْ يَلْقَى طَبِيبَهْ
فَيُضْحِي الْعِيْشْ لُهْ أَطْيَبْ وَأَطْيَبْ
Umulur ki yaralı gönül tabibine kavuşur
Böylece hayat onun için daha hoş ve daha saf olur
وَصَلَّى اللهُ مَا أَفْهَامٌ نَجِيبَهْ
وَعَتْ قَوْلاً بِمَاءِ الْعَيْنِ يُكْتَبْ
Soylu akıllar, gözyaşıyla yazılmaya layık sözleri
Kavradığı müddetçe Allah'ın salatı onun üzerine olsun
عَلَى خَيْرِ الْوَرَى الْهَادِي حَبِيبِهْ
وَآلِهْ وَالَّذِي لِلْطُّهْرِ يَصْحَبْ
Yaratılmışların en hayırlısı olan hidayet rehberi sevgilisine
Âline ve ona saflıkla yoldaşlık edenlerin hepsine